01 05 2013

Neyi Bilmediğimi De Bilmiyorum

Neyi Bilmediğimi De Bilmiyorum |  görsel 1

Siz bir insanı neden seversiniz? Ben sevemiyorum. Seversem de söyleyemiyorum. Bilmiyorum. Ama sevince neler olduğunu biliyorum. Sürekli O'nun gibi davranıyorsunuz. O'nun gibi olmaya çalışıyorsunuz. O ne derse ezberliyorsunuz. Sürekli onları tekrar ediyorsunuz. Evet belki mutlu oluyorsunuz. Karşılık göremiyorsunuz belki ama yine de O'nun yüzünü görünce her şeyi unutuyorsunuz. Resmen içmeden sarhoş oluyorsunuz. O size istediği gibi bağırıp çağırabiliyor. Siz susuyorsunuz. Değer verdiğiniz bir şeyi ona verdiğinizde O'nun da değer vermesini istiyorsunuz. Ama O, öyle davranmıyor. Sizi öldürmek istercesine davranıyor. Kalbinizi çok kırıyor. Siz yine bir şey demiyorsunuz. Diyemiyorsunuz. Çünkü seviyorsunuz. Acı çekiyorsunuz, belki gecelerce uyku uyumuyorsunuz, sürekli O'nu ve size dediklerini düşünüyorsunuz. Sol tarafınız çok acıyor belki, dayanılacak gibi değil. Ama yine O'nu görünce geçiyor. Size yaptıklarını unutuyorsunuz bir anda. Sadece göz göze geldiğiniz ânı düşlüyorsunuz. Gözlerinin içine içine baktığınız anda, O'nun da size öyle baktığını düşünüyorsunuz. Hani istersiniz ya, O da benim gibi hissetsin. Ama canı acımasın, O üzülmesin. Hareketlerini ezberlersiniz. Ailesinden bile fazla tanımaya çalışırsınız. En önemlisi de O'nunla ilgili hayaller kurarsınız ya... Tamam, belki alışkınsınızdır hayallerinizin suya düşmesine. Ama onlara yüzmeyi öğrettiğiniz sürece istediğiniz hedefe ulaşabilirsiniz. İnsanların düşme sebebi nedir? Tekrar ayağa kalkmayı öğrenmektir. Ben bir kez daha acı çekiyorum... ... Devamı

10 03 2013

I Hope That I Don't Fall In Love With You..

Aaaaah! Ne güzel bir şarkıdır bu! Evet evet, başlıktan bahsediyorum. Tom Waits... Ne büyük adamsın sen yahu! Beni anlatan şarkılar yazmaya devam etmelisin. Böylelikle kendimi daha çabuk çözebiliyorum. Kendimi daha iyi anlıyorum! Lütfen devam et! Bu adamın şarkılarında kendimi buluyorum. Yalnız olmadığımı hissediyorum. Bunun kadar güzel bir şey yoktur bence. Benim gibi birini bulmak gerçekten zordu. Ama buldum sonunda! Tom Waits, seni seviyorum! Tom ve benim gibi olmaya lütfen özenmeyin. Çünkü hiçbiriniz bizim gibi olamazsınız. Çünkü biz aynıyız; siz değil. Bu konuda kıskancımdır. Sevdiğimi kimselere söylemem. Söyleyemem çünkü, söylersem benim elimden alacaklar. Tıpkı bir çocuğun çok sevdiği, değer verdiği oyuncağını elinden çekip, zorla aldıkları gibi. Ben bunu istemediğim için sürekli içimde yaşarım. (Tom ayrı bu arada!) Bu yüzden annem bile bana der; ''Sen kimseyi sevme.'' Sebebini sorduğum zaman ise aldığım cevap şu oldu; ''Sen birini seversen, ona değer verirsen; sürekli yanında olmak istersin. Sürekli onu özlersin. Sürekli onu mutlu etmeye çalışırsın. Bu arada gözün hiçbir şeyi görmez. Sadece seversin. Severken hem sevdiğine hem de etrafındakilere zarar verirsin. Senin sevdiğin kişi; eşin olmalı. Birini seversen o seni bırakmamalı. Eğer bırakacak olursa; ya onu öldürürsün ya da kendini.'' Ne güzel konuşmuş annem.. Sahiden bu sevgimi hak edecek biri yok etrafımda. Herkes işin dalgasında. Halbuki bu kadar güzel seven birini ben olsaydım bulduğum anda bırakmazdım. Yaptıklarıma bakınca bazen sinirleniyorum bazen de mutlu oluyorum. Sinirlenmemin sebebi değeri hak edenlere vermemiş olmam. -Bundan ötürü birazcık pişmanım. Ama birazcık. Hah geçti şimdi.- ... Devamı

17 08 2012

Bozulmayacak Bir Zincir...

  Herkesin hayattan bir beklentisi vardır. Mutluluk, sağlık, huzur, aşk... Bazen kimileri küçücük şeylerden bile mutluluk duyabilir. Mesela bir arkadaş, bir dost, bir sevgili... Bazen mutlu olabilmek için her şeyini unutanlar olabiliyor. İnsan olduklarını unutabiliyor insanlar... İnsanlar sevmek için her şeyi yapıyorlar -sözde-. Bir insanı sevebilmek için fedakâr olacaksın. Arkadaşlık, dostluk, aşk, huzur bunların hepsi fedakarlıkla ortaya çıkar. Bunları kazanabilmek için bazı şeylerini gözden çıkarmak zorunda kalabilirsin. Bak burada da fedakârlık yapmış oluyorsun. Tabii karşılıklı olmak şartıyla. Sen bir insan için varını yoğunu hiçe sayıyorsan, ve o buna rağmen değerini bilmeyip, bunların hiç birini önemsemiyorsa; Sen yanlış yoldasın demektir. Ben 16 yaşındayım. Bu kadar şeyleri nasıl biliyorsun diyecek olursanız; Düşünmek için epey bir vaktim oldu. Yaklaşık 3-4 sene kadar. Hayattan beklentilerimize ve insanlardan beklentilerimize karşılık Bob Marley'nin çok sevdiğim bir sözü vardır; ''Mutlu olmak istiyorsanız, insanlardan hiçbir şey beklemeyin!'' Ne güzel söylemiş. Aslında durumu özetleyen tek söz bu. Bir insan tek başına da mutlu olabilir. Sadece istemekle ve oturup beklemekle gelebilecek bir şey değildir. Aslında mutluluk yeni gelin gibidir. Utangaçtır. İstediği yapılmadığı zaman alınır, gelmez yanına. Onun önceden istediklerini yerine getir ki; O da senin yanına gelsin. O'nun dediklerini uygularsan yanından ayrılmaz. Hatta yanında sana arkadaş bile getirir. Aşk'ı getirir, Huzur'u getirir, Sağlık'ı getirir... Aşk sana bir sevgili bulur. Huzur, sevgilinle yakın arkadaş olur, yanından ayrılmaz. Sağlık ikinizi birbirinize bağlar. Mutluluk, sizi ayırmaz. Bir bütün olursunuz. Zincirin bozulmaması için ikiniz de savaşırs... Devamı

02 08 2012

Hayat Üstüne..

   Hayat bu kadar acımasız olmak zorunda mı? Niye herkes acı çekiyor? Niye herkes memnuniyetsiz? Niye kimse istediği gibi değil? Daha doğrusu niye herkesin hayatı istediği gibi değil? Bunun bi sebebi olmalı diye düşünüyorum. Olmalı. Mutlaka olmalı. Herkes isyan ediyor. Herkes aynı. Ama sen farklı olabilirsin. Farklı olmaya çalışabilirsin. Farklı olmazsan üzülürsün. Ha bir de bu hayatta ya üzen ya da üzülen olacaksın diye bir şey çıkmış. Hepsi yalan. Bir insan, tek kişi bile mutlu olabilir. Olmak zorunda. Çünkü hayatta sana senden başka kimsenin hayrı dokunmaz. Annen, baban, arkadaşların, kardeşlerin... Herkes kendi hayatının peşinde. Sen onlara takılıp yaşamayacaksın. Bir hedefin olmalı bu hayatta. Kızlar için daha zor. Erkekler yine hamallık yapıp, para kazanabilir. Ama kızlar ileride bir pezevengin eline bakar. Ne kadar para verecek diye. Böyle olmamak için, içine sıçtığımın hayatına tutunman için çalışman gerekiyor. Kreşte, anaokuluna geçeyim rahatım. Anaokulunda, ilköğretime geçeyim rahatım. İlköğretimde, ortaokula geçeyim rahatım. Ortaokulda, liseye geçeyim rahatım. Lisede, üniversiteye geçiyim rahatım. Üniversitede, işe gireyim rahatım. İşte, emekli olayım rahatım. Emeklide, çocukları okutayım rahatım. Çocukları okurken, torunları göreyim rahatım. Torunları görürken, bi geberip gideyim rahatım. Rahat olmak için her şeyi akışına bırakacaksın kardeşim. Şöyle bir söz var; Kul plan yapar, Tanrı güler. Bizim dinimizde yeri yok ama olsun. Alınacak ders önemli. Neyse gelelim yapmak istediklerimize. İlk önce ailelere göre; Her şeyden elini eteğini çek. Sadece derslerine yoğunlaş. Kusura bakmayın ebeveynler yok öyle bir dünya. İstediğin her türlü faaliyete katıl okulda. Hem ... Devamı

02 08 2012

Bu Çocuk Bizden Büyük...

 Merhaba arkadaşlar. Bugün size yaşadığım bir olayı aktarmak istiyorum. Dün GATA'ya gitmiştim. Kan tahlili için. KİT odasında bekliyorduk. İçerisi çok sıcak olunca, hemşireden rica ettik klimayı açması için. Orda damar yolu açılan bir çocuk vardı. Kan hastasıymış. Yani Talasemi. Hemşireye; Ama hemşire abla bana gelmiyor. Hemşire: Gelmemesi daha iyi canım. Ben: Evet tatlım. Hasta olursun. Dedim. Demeseydim. Keşke demeseydim. Çocuk bana döndü ve; Benim zaten bir sürü hastalığım var ki... Çocuk ne diyeyim ki ben sana... Bu çocuklar dışarıda oynamak yerine, damar yolunu açacak iğnenin rengini kendileri seçiyorlar, öyle oyalanıyorlar. Ve bu çocuklar bizden gerçekten büyükler... Devamı

01 07 2012

Muhteşem saç stili :)

Muhteşem saç stili :) |  görsel 1

...Kaynak : altintasmerve.blogcu.com Devamı

18 06 2012

Bunu çok beğendim. Yapabilenler mesaj atsın video ile :)

Bunu çok beğendim. Yapabilenler mesaj atsın video ile :) |  görsel 1

pempegonlumsende.blogspot.com ...Kaynak : nilguncavus.blogcu.com Devamı

07 02 2012

Pep Ventosa

Pep Ventosa |  görsel 1

www.pepventosa.com Kaynak : thingsilove.blogcu.com Devamı

07 02 2012

Boşluk İçinde Yaşam...

 Bazen insan kendini bir boşlukta gibi hisseder...  Bu boşluk insanın içini daraltır, dolu yer bırakmaz.... İnsanın içine bir ağırlık düşer... İnsan o ağırlığı kaldıracak güç bulamaz... O güçten yoksundur boşluktaki insan... Bu gücü bulamaz.... Kararsızlıktan, çaresizlikten başka hiç bir şey yapamaz.... O boşluğu anlayabilmek için sadece düşünür... Bu boşluk nedir?.. Niçin var?.. Bu boşluk yalnızlığın kankasıdır... Ben de onların kankası oldum galiba... Boşluğumu bu yazı ile doldurdum... Harekete geçmek için geç değil...   [Demet Karakuş]     Kaynak : demet-karakus.blogcu.com Devamı

15 10 2011

Beklettim

Sizlerden öncelikle özür dilemek istiyorum. Sınavlar dersler derken ihmal ettim. Bundan ötürü tekrar özür diliyorum. En kısa zamanda tekrar yazmaya başlayacağım. Yeni bir sürprizim var sizlere.. :) Umarım beğenirsiniz. Hayır şimdi söylemeyeceğim :). Yakında görürsünüzzz :) Sevgiyle kalın :) ... Devamı

09 07 2011

Boşluk İçinde Yaşam...

 Bazen insan kendini bir boşlukta gibi hisseder...  Bu boşluk insanın içini daraltır, dolu yer bırakmaz.... İnsanın içine bir ağırlık düşer... İnsan o ağırlığı kaldıracak güç bulamaz... O güçten yoksundur boşluktaki insan... Bu gücü bulamaz.... Kararsızlıktan, çaresizlikten başka hiç bir şey yapamaz.... O boşluğu anlayabilmek için sadece düşünür... Bu boşluk nedir?.. Niçin var?.. Bu boşluk yalnızlığın kankasıdır... Ben de onların kankası oldum galiba... Boşluğumu bu yazı ile doldurdum... Harekete geçmek için geç değil...   [Demet Karakuş]     Devamı

07 07 2011

Susuyorum...

Eğer konuşursam; Dökülür kalbimin kırıkları etrafa. Batar elinize ayağınıza. Ama bu sefer de gene ben toplarım. Bıktım bu işi yapmaktan, Sadece susuyorum. Hepsi bu ...   [Demet Karakuş] Devamı

07 02 2011

Ben Mesela...

Ben konuşmam. Sadece bakarım gözlerine. Gözlerim konuşur ağzım yerine. Benim ağzım gözlerim. Ben sadece susarım. Tabii anlayabilene. Ben hiç yorulmam. Hep gözüm yorulur. Çünkü onca kişiyle konuşuyor. Ben uyumam. Uyursam seni göreceğim rüyamda. Gene sana bakacağım. Ama bu sefer yorulan gözlerim değil, Yüreğim olacak. Bir tatlı gülüş, bir tatlı bakış, O bile yeter bana... Devamı

07 02 2011

Aşk Nedir Sizce..? Bence...

 Aslında birini seversin. Ona aşık olursun sözde. Hem söylersin ona sevdiğini.  Bu aşk değildir. Asıl aşk; sevipte söyleyememek. Elini tutmak isteyip tutamamak. Gözlerinin içine bakamamaktır aşk.  Sevdiğin gözlerinin önünde başka biriyle birlikteyken bunları yapamaktan aciz kalmak ne kötü bir durumdur değil mi..?  Ama seni asıl eriten senden fellik fellik kaçmasıdır. Kaçıyorsa seviyordur diyerek kandıramayız kendimizi.   Ne yeşil göz , ne mavi göz , ne de ela göz... En iyi göz sana bakan gözdür... Devamı

06 01 2011

İçimdeki Kıpırtı

     Aslında çok merak ediyorum. İçimdeki çocuk ne zaman büyüyecek diye. Her olumsuz olayda içimdeki çocuk fırlıyor dışarıya. Karşı koymak istiyorum. Ama istesem de yapamıyorum. Eğlenceli oluyor. Bazen üzülsem, birine kırılsam o teselli ediyor beni. Hemen oyalayacak bir şey buluyor.    Birgün cesaretimi toplayıp, ona karşı koymak istedim, ve yaptım. Ona karşı koydum. Ama sonrasında çok pişman oldum. Keşke yapmasaydım. Keşke onu üzmeseydim diye. Bunu ona ilk defa yapmıştım. Yaptığımın cezası zaten hemen o gün çıktı. Her şeyim alt üst oldu. Somurtgan, suratsız birine dönüştüm. Hertarafa saldıran, hiç gülmeyen, hiçbir şeyden zevk almayan bir canavara dönüştüm sanki. Herkes bana “ne oldu sana bu halin ne?” diye soruyorlardı. Ben sadece susuyordum. Çünkü onu üzdüğümü söylersem herkese “aman ne olacak!” deyip geçiştirecekler. Ama ben bu sözleri duymamak için sadece sustum ve istifimi bozmadan sahile indim. Denize karşı düşünmek, denizle sohbet etmek beni rahatlatıyordu. Denize “ onun gönlünü nasıl alabilirim, yaptıklarımdan çok pişmanım” dedim. Deniz bana sadece “içindeki çocuğu öldürmüşsün. Öfkene yenilip onu öldürmüşsün. Sen bu işi sonunu düşünmeden yapmışsın. O seni o kadar neşelendirip, güldürüp, eğlendiriyordu. Senin yaptığın hainlik” dediğini duydum. Haklıydı.    Aslında içimdeki çocuk ölmemişti. Hala bir kıpırtı hissediyordum. Ama onu dışarı fırlatacak bir hareket yapmaya utanıyordum. Çünkü onu kırmıştım. Üzmüştüm. Onun beni teselli ettiği gibi onu teselli edemedim. Yapamadım. Yaptığımın çok bü... Devamı